Medya Hatay Haber

Tüm Dünyayı Etkisi Altına Alan
COVID-19 Salgınında SON DAKİKA Gelişmeleri
#BizBizeYeteriz Türkiyem! Korona yaz 8119'a gönder 10 TL bağışta bulun

DİL VE KONUŞMA BOZUKLUKLARI TERAPİSTİNDEN ÖNEMLİ AÇIKLAMA

DİL VE KONUŞMA BOZUKLUKLARI TERAPİSTİNDEN ÖNEMLİ AÇIKLAMA
206 views
21 Eylül 2020 - 9:05

Anadolu Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Dil ve Konuşma Terapisi Bölümü mezunu Hüda Güngör Hatay’da terapistler tarafından açılan ilk Dil ve Konuşma Bozuklukları merkezi  kurucularından biri olmasıyla  ön plana çıkıyor. Önceden rehabilitasyon merkezinde çalışan Hüda Güngör şimdi kendi  merkezinde . Antakya’nın tek özel dil ve konuşma bozuklukları merkezi olan Andilkom; haftanın her günü saat 09.00 ve  17.00 saatleri arasında Defne Hastanesi karşısında randevulu olarak hizmet veriyor.

Güngör;  bu alana olan bazı yanlış bilgileri düzeltmek adına açıklamada bulundu. Yaptığı açıklamada bazı önemli noktalara değinerek şunları dile getirdi:  ‘’Dil ve konuşma terapistleri ; dil ve konuşma bozukluklarının değerlendirme tanı ve terapi sürecini yöneten üniversitelerin dil ve konuşma terapisti bölümünden mezun olan sağlık mensuplarıdır. Dışarıdan verilen seminerler veya kurslarla dil ve konuşma terapisti olunmaz. Bu bölüm üniversitelerde açılmış olup 4 yıldır lisans mezunu vermektedir. Ailelerin şu konuda dikkatini çekmek istiyorum. Dil ve konuşma sorunu olan çocuklarınızın terapisini yapan kişilerin diplomalı dil ve konuşma terapisti olduğundan emin olun . Maalesef dışarıda diplomalı olmadığı halde bu işi yapmaya çalışan çok kişi var. Mağdur olmamanız adına sizi özellikle uyarmak istiyor ve çalışacağınız kişilere önce diploma sormanızı rica ediyorum. Dil ve konuşma terapistleri üniversitelerin ilgili bölümünde  4 yıl boyunca eğitim almış uzmanlardır.’’ Dedi.

Tedavilerde bilimsel yöntemler  kullanan ve danışanları için en iyi yararı sağlamaya çalışan Güngör ; bu işe kendini adamış genç terapistlerden.  İşini severek yapması ve duyarlılık gösteren açıklamalar da bulunması ayrıca ilgi çekiyor. Hüda Güngör danışanları için uyguladıkları terapi hakkında şunları söyledi:  ‘’Terapiye ihtiyacı olan danışanların terapi sürecinde; kişiye özel terapi planına, yöntemine en doğru kararı verip o şekilde uygulamaktayız. Her bozukluğun terapi süreci farklı olacağı gibi gelen danışanların yaşı, bozukluktan etkilenme derecesi, neler yapabildiği gibi etmenler de terapi sürecini etkilemekte ve şekillendirmektedir. Biz burada ezbere dayalı yöntemler değil kişiye özel bireysel yöntemler ile terapilerimizi yapmaktayız.Örneğin; gözünüzde bir sorun olduğunda onu en iyi şekilde tedavi eden öğretmen ya da eczacı değil; göz doktorudur. O nedenle dil ve konuşma sorununuz varsa alanında uzman terapistlerden yardım almalısınız.

Ailelerden en sık duyduğumuz şeylerden biri de terapilerin ne kadar süreceği ile ilgili. Kesin bir süre yoktur çünkü; danışanın uyum süreci, bilişsel özellikleri, yaşı, dikkat süresi vb. gibi özellikler süreyi etkilemektedir . Hiçbir dil ve konuşma terapisti size 2 ayda veya 15 günde biter gibi söylemlerde bulunmaz. 15 günde demişken etrafta gördüğünüz 15  günde kekemeliğe son gibi yazılarında gerçek dışı söylemler olup, ailelerin para kaptırıp mağdur olduğu yerler olduğunu söylemekte fayda var . ‘’Dedi.

DİL VE KONUŞMA SORUNLARI HER DÖNEMDE GÖRÜLEBİLİR.

“ Dil ve konuşma sorunları çocukluk, ergenlik ve yetişkinlik dönemlerinde görülebilir. Çocuklarda en sık karşılaştığımız sorunlar harfleri yanlış söyleme, kekemelik , akranlarına göre geç kalmış konuşma veya dudak damak yarığına bağlı konuşma bozuklukları oluyor.  Okul öncesi çocuklarda genelde 3-4 yaşlarındaki çocuklarda aileler tarafından ‘’çocuğum sözcüğü söylerken takılıyor, zorlanıyor ‘’ gibi ifadeler duyuyoruz. Bu dönemde ortaya çıkan takılmalar gelişimsel veya kronik olabilir. Aileler bu konuda ne yapacağını bilmediği için maalesef kendiliğinden geçme ihtimali olan kekemeliği kalıcı hale getirmekte rol alabiliyor. Bu nedenle o dönemde çok dikkatli olunması  gerekiyor. Ailelerin; neler yapabiliriz, bu dönemi nasıl atlatabiliriz? Sorularına cevap bulabilmeleri için dil ve konuşma terapistlerine uğramaları, konuyu onlara danışmaları gerekmektedir. Okul çağı çocuklarında ergenlikte ve yetişkinlerde de kekemeliğin görülebileceği ve doğru yöntemler uygulanarak kontrol altına alınabileceğini söylemek istiyorum.Terapist olmayan kişiler tarafından yapılan balon şişirme, sakız çiğneme, dil-dudak egzersizleri, 1-2 hafta konuşmanın yasaklanması gibi şeylerin kekemelik terapisi ile hiçbir alakası yoktur bunlar bilimsel kanıtı olmayan zamansal ve maddi kayba neden olan uygulamalardır. Kekemelik terapi süreci çok hassas olup yanlış müdahaleler sonucu  kekemeliğin şiddetini arttırabilir” diyen Güngör; erken müdahalenin, doğru uygulamanın hayat kurtarabileceğini vurguluyor.

Harfleri yanlış söyleme ile ilgili bozukluk ise yetişkinlerde de görülebileceği gibi en çok çocuklarda karşımıza çıkmaktadır. 4-5 yaş çocuklarının konuşmaları %90 oranında etrafındaki kişiler tarafından anlaşılmalıdır neredeyse bir yetişkin anlaşılırlığı kadar olmalıdır. Akranlarına göre anlaşılma problemi olan çocuklara müdahale edilmez ise okul çağında akademik başarısızlıklar ile karşılaşılabileceği için ailelerin bunun takibini yapmasını ve terapiye başlamalarının önemli olduğunu vurgulamak istiyorum.

Akranlarına göre geç konuşma,  çocuklar arasında en sık görülen bozukluklardan biridir. Normal gelişim gösteren çocuklarda 11-13 ay arası anne, baba, su gibi ilk  sözcüklerin ortaya çıktığı 12-18 ay arasısözcük sayılarının arttığı,  18-24 ay arası su ver, anne gel gibi 2 sözcüklü cümlelerin kurulmaya başladığını ve 2-3 yaş arasında ise 3-4 sözcüklü dil bilgisi kurallarına uygun cümlelerin ortaya çıktığını söyleyebiliriz.Eğer çocuğunuzda yaşına göre bir dil konuşma geriliği olduğunu düşünüyorsanız veya normal dil gelişimi olup olmadığını öğrenmek istiyorsanız hiç vakit kaybetmeden bir terapiste danışmalısınız. Bu konuda bir şeye daha dikkat çekmek istiyorum bazıaile büyüklerimiz geç konuşması olan çocuklar için babası da böyleydi, halası da geç konuştu bir şey olmaz gibi düşüncelerde olduğundan terapiye ihtiyacı olan çocukların bizlere gelme süresi uzuyor ve bu maalesef çocukların terapideki performansını , akademik becerilerini, bilişsel becerilerini olumsuz etkiliyor. Her bozuklukta olduğu gibi akranlarına göre geç konuşan çocuklarda erken müdahale çok ama çok önemlidir. Aileler vakit kaybetmeden dil ve konuşma terapistlerinden destek almalıdır.

 

Dil ve konuşma bozuklukları arasında beyin hasarına bağlı konuşma bozuklukları, nodül, ses kısıklığı, ergenlik dönemindeki ses değişikliği gibi ses bozuklukları veya otizm spektrum bozukluğu, down sendromuna bağlı dil ve konuşma sorunları da vardır. Biz burada çocukluktan yetişkinliğe kadar görülen bu bozuklukların terapisini yapmaktayız.

HABER – FOTOĞRAF : MEHMET GÜRKAN

PİYASALARDA SON DURUM
  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

google.com, pub-4022191149878674, DIRECT, f08c47fec0942fa0
%d blogcu bunu beğendi: