ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları devam ederken, sahadaki tablo beklentilerin aksine farklı bir yöne evriliyor. ABD istihbarat değerlendirmelerine göre, operasyonlar İran’da bir çözülme yaratmak yerine yönetimi daha da sertleştirdi.
Raporda, Tahran yönetimi içinde herhangi bir çatlak ya da saf değişimi yaşanmadığı, aksine özellikle Devrim Muhafızları’nın etkisini artırarak daha merkezi ve kontrolcü bir yapının güç kazandığı belirtiliyor.
Uzmanlara göre İran askeri olarak zarar görse de bu durum rejimin zayıflamasıyla sonuçlanmadı. Tahran’ın kriz ortamını kullanarak iç yapıyı daha sıkı hale getirdiği ve yönetim reflekslerini sertleştirdiği ifade ediliyor.
Öte yandan İran’ın en büyük kozunun Hürmüz Boğazı olduğu vurgulanıyor. Küresel petrol akışını etkileyebilecek bu stratejik noktada baskının artması, sadece bölgeyi değil dünya ekonomisini de doğrudan etkileyebilecek riskler barındırıyor.
Bölgedeki ABD müttefiklerinin ise çatışmanın uzamasından rahatsız olduğu ve olası İran misillemelerine karşı endişe duyduğu belirtiliyor.
Uzman yorumlarına göre, İran doğrudan askeri üstünlük kuramasa da enerji ve jeopolitik hamlelerle dengeyi değiştirebilecek güce sahip. Bu nedenle çatışmanın seyri sadece sahadaki askeri gelişmelerle değil, küresel ekonomik etkilerle de şekillenecek.





