Atlas Okyanusu’nun güneyinde seyir halindeki MV Hondius adlı yolcu gemisinde görülen Hantavirüs vakaları dünya genelinde endişeye neden oldu. Dünya Sağlık Örgütü, 4 Mayıs 2026 itibarıyla gemiyle bağlantılı 7 vaka tespit edildiğini, bunlardan 2’sinin laboratuvarla doğrulandığını ve 3 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı.
Salgın sonrası birçok ülkede gemide bulunan yolculara yönelik takip ve izolasyon süreçleri başlatıldı. Reuters’ın aktardığına göre Singapur, MV Hondius yolculuğuyla bağlantılı iki kişiyi izolasyona alarak test süreci başlattı; yetkililer halk sağlığı riskinin düşük olduğunu bildirdi.
Hantavirüs, genellikle fare ve sıçan gibi kemirgenlerin idrarı, dışkısı ve salyasıyla bulaşan bir virüs grubu olarak biliniyor. Dünya Sağlık Örgütü ve CDC’ye göre bulaşma en çok kemirgen atıklarının bulunduğu alanlarda oluşan tozun solunmasıyla gerçekleşiyor. Ayrıca enfekte kemirgen ısırığı veya virüs bulaşmış yüzeylere temas sonrası ellerin ağız, burun ya da göze götürülmesi de risk oluşturabiliyor.
Hastalığın ilk belirtileri grip benzeri şikayetlerle başlayabiliyor. Ateş, halsizlik, kas ağrısı, baş ağrısı, baş dönmesi, karın ağrısı, bulantı ve kusma erken dönemde görülebilen belirtiler arasında yer alıyor. Hastalık ilerlediğinde özellikle Hantavirüs Pulmoner Sendromu tablosunda öksürük ve ciddi nefes darlığı gelişebiliyor.
Uzmanlara göre en önemli risk alanları uzun süre kapalı kalmış, havalandırması yetersiz ve kemirgen izleri bulunan depo, ahır, çatı arası, bodrum ve benzeri alanlar. Bu tür yerlerin kuru süpürme veya elektrikli süpürgeyle temizlenmesi, virüs içeren partiküllerin havaya karışmasına neden olabileceği için riskli kabul ediliyor.
Korunmak için kemirgen girişlerinin engellenmesi, gıdaların kapalı kaplarda saklanması, yaşam alanlarında fare ve sıçan izlerine karşı önlem alınması gerekiyor. Kemirgen dışkısı veya yuva kalıntısı bulunan alanların temizliğinde maske ve eldiven kullanılması, yüzeylerin önce dezenfektan veya çamaşır suyu ile ıslatılıp ardından temizlenmesi öneriliyor.
Yetkililer, Hantavirüsün birçok türünde insandan insana bulaşmanın yaygın olmadığını; ancak bazı türlerde sınırlı bulaş ihtimalinin değerlendirilebildiğini belirtiyor. Bu nedenle gemi salgını sonrası yolcuların sağlık takibine alınması ve risk analizlerinin yapılması önem taşıyor.